Ekrem İmamoğlu: Cumhurbaşkanının dün yaptığı konuşma görevin ihmalidir

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, önceki gün Hatay’da partisinin aday tanıtım toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerel yönetimin iktidardaki parti ile aynı olmadığı sürece hizmet gelmeyeceği yönündeki sözlerini eleştirdi.
İmamoğlu, “Cumhurbaşkanının Hatay’daki sözlerini dinlediniz mi? İnsana dair böyle bir duygu olmaz. Kendisini ve partisini tercih etmediği için hem de depremzedelerin önünde 10 binlerce canın öldüğü ortamda bile isteye yardım etmediğinin ifadesi bu. Seçime bir buçuk ay kaldı diye sözüm ona insanları korkutarak siyaset yapacak ve itiraf ettiği bu durumundan ötürü insanların oyuna talip olacak. Dün yapılan konuşma görevin ihmalidir. Binlerce insanı çadır hayatına mahkum etmek, insani desteği vermemek bunun bu şekilde ifade biçimidir. Ne için? Oy için” diye konuştu.
İmamoğlu şöyle konuştu.
DÜN YAPILAN KONUŞMA GÖREVİN İHMALİDİRCumhurbaşkanı’nın Hatay’daki sözlerini dinlediniz mi? Gerçekten analize muhtaç ifadelerdir. Vicdanen analize muhtaçtır. Hukuken muhtaçtır. Psikolojik olarak analize muhtaçtır. İnsana dair böyle bir duygu olmaz. Olamaz. Kendisini ve partisini tercih etmediği için hem de depremzedelerin önünde deprem bölgesinde 10 binlerce canın öldüğü ortamda bile isteye yardım etmediğinin ifadesi bu. Başka bir ifade değil. Ne için? Seçime bir buçuk ay kaldı diye sözüm ona insanları korkutarak siyaset yapacak ve itiraf ettiği bu durumundan ötürü insanların oyuna talip olacak. Yani bu iş bu tarz bu tutum bu tür davranışlar bence siyasetin konusu değil ve toplumun vicdanına emanettir. Ne olacak yani? Hataylı senden korkacak ve koşa koşa sana oy mu verecek? Ya da başka bir şehir. Tıbbın konusudur bu konu. Psikolojik olarak incelenmelidir. Bu ifadeler hafife alınacak ifadeler değildir. Ya bir ülkenin başına gelen bir insan hepimiz ondan şunu bekleriz. Toplumun her kesimine adalet dağıtan, toplumun her kesimiyle ilgili iyilikle, güzellikle konuşan bir insanın dilinde kötülük olur mu? Allah aşkına. Ya kaldı ki makamın büyüdükçe başın eğilir. Tevazun büyür. Oturursun bir çiftçiyle, bir emekçiyle, bir işverenle fark etmez… Bir öğrenciyle, bir çocukla, bir kadınla, bir köylüyle, bir kentliyle, bir sanatçıyla… Aynı seviyede, aynı bakış açısıyla konuşursunuz. Bu nasıl bir anlayış ya? Efendi, hükmeden, hakim! Milletin efendi olduğunu bunlar öğrenecek 31 Mart’ta. Millet efendi millet. Siz efendi değilsiniz. Dün yapılan konuşma görevin ihmalidir. Binlerce insanı çadır hayatına mahkum etmek, insani desteği vermemek bunun bu şekilde ifade biçimidir. Ne için? Oy için. Bir ülke düşünün. Yani tüm vatandaşlarını kucaklaması gereken bir insan kendi vatandaşlarına partiniz ayrıysa zulümü konuşurum diyecek kadar özensiz ve bunu itiraf ediyor.
 

Yorum yapın