Saadetliler! Zafer Sizi Bekliyor

      Bismillâhirrahmanirrahîm;
     YEREL yönetimlerde borç, israf, yolsuzluk, rüşvet söylentileri ayyuka çıktı. Türkiye gibi, temiz geçmişe sahip bir ülke böyle şaibeleri kaldırmaz. Mazisi temiz, dürüst, becerikli, ülkesini seven, dirayetli belediye başkanlarına ihtiyacımız var. ABD ve Batı işbirlikçisi yöneticilerin de varlığını dikkate alırsak, 31 Mart yerel seçimleri Türkiye’nin istikametini belirleyecek. Otoriter yönetimler yerine; millî iradeyi esas alan, şeffaf yönetim anlayışına geçebileceğiz.
     1989 ve 1994 yerel seçimleri sonrası yapılan efsanevî Millî Görüş belediyecilik hizmetleri, Türkiye’ye ideal belediyecilik yöntemini öğretti. Yemeyen, yedirmeyen; görevini ibadet aşkıyla yapan belediye başkanlarıyla tanıştık. Aynı aşk, aynı azim sahibi kadrolar Saadet Partisi içindedir ve göreve hazırdırlar. Saadet’in azimli, heyecanlı ve dürüst kadroları Türkiye için büyük fırsattır.
     Çok seçkin Saadet Partisi kadroları! Bu seçimlerde sizleri, geleceğimizin teminatı olacak ciddi görevler beklemektedir. Erbakan Hocamız kendine ne kadar güvenirdi, değil mi? Zafer kazanmış bir kahraman gibi çıkardı sahaya! Çünkü zafer, önce kişinin zihninde kazanılır! Zafere inanmayanlar, zafer kazanamazlar! Seçimlerde davamıza ve çözümlerimize güvenecek; güzel ülkemize lâyıkıyla hizmet etmeye çalışacağız.
     Millî Görüşçü, hiçbir zaman ümidini kaybetmez. Engelleri aşar; hedefine ulaşır. İnanç, tekeden süt çıkarır. “Bu iş olmaz” diyen karamsarlar Millî Görüş’ün ulvi görevlerine talip olmasın! Kazanmak azim ve gayretiyle çalışacak; Allah’ın takdirine razı olacağız.
                                                       KISA DONLU ADAM
     DAVA öncülerimizden rahmetli Şevket Kazan Ağabey 2007’de Denizli’ye, “Emperyalizmin Kıskacında Türkiye” konulu konferansa geldi. Sabahtan ikindiye çeşitli ziyaretler yaptık. Sonra fakirhanemi şereflendirdi. Davamız uğruna nasıl fedakârlık yapmamız konusunda şu anekdotu anlattı:
     “Saadet Partisi’nin kuruluş yıllarında İzmir il sorumlusuydum. Her ay İzmir’e gidip partimizin il divanlarına katılıyordum. İlerleyen aylarda Çeşme ilçemizin toplantılarda bulunmadığını gördüm. İlçe sorumlumuza sebebini sordum. Bazı gerekçeler söyledi. Ertesi ay da gelmeyince dedim ki: “Gelecek ay toplantıya bir gün önceden geleceğim. Çeşme’ye gideceğiz; teşkilâtı kurup geleceğiz.”
      Ertesi ay İzmir’e 1 gün önceden gittim. Sabahtan Çeşme’ye gittik. İlçe sorumlusunun elinde bize Çeşme’de rehberlik edecek üç kişinin telefonu vardı. İlçeye yaklaşınca aradı. Biri ilçe dışındaydı; diğerinin hastası vardı; öteki de işinden ayrılamıyordu. İlçe sorumlumuz dedi ki: “Başkanım! Rehberlik yapacak kimse yok, geri dönelim!”
     “Hayır!” dedim, “Dönmeyeceğiz. İlçenin en geniş caddesinin başından sonuna kadar yürüyeceğiz.” 4 kişi yan yana dizilerek yürümeye başladık. Beni tanıyanlarla yolda selâmlaştık. Caddenin bitme noktasındaki çay bahçesinde kadınlı erkekli oturan gruplar vardı. Masaların birinden kısa donlu bir adam yanımıza koşarak geldi: “Bakanım, hoş geldiniz! Bir çayımı içmeden göndermem!” dedi.
       Saadet Partisi İlçe Teşkilâtını kurmaya geldiğimizi söyledik. “Bakan’ım, Çeşme’deki Millî Görüşçüleri tanırım, siz çayınızı için!” diyerek mensuplarımızı arayıp çay bahçesine çağırdı. 45 dakikada 15 kadar kişi gelmişti. Onlarla konuştuk; Çeşme teşkilâtını kurduk ve döndük.” Biz “kurmak” niyetiyle gitmiştik; Allah da lütfetti.”
                                                     GÖNLÜNÜZÜ AÇIN!
     YAŞADIĞIMIZ süreçte Saadet Partisi, Türkiye’nin en tanınan partisi haline geldi. Halk, Saadet Partisi kadrolarını il, ilçe, mahalle, köy ve hatta evlerinde görmek istiyor. Arazi, Saadet Partisi kadrolarını dinlemeye hazır duruma geldi. Erbakan Hoca, “Gitmediğiniz yer sizin değildir” derdi. Araziye inecek, insanlara dokunacak, hemhal olacak; insanlığın en bunaldığı günlerde efsanevî “Millî Görüş belediyeciliği”ni anlatacaksınız!
     Kardeşler! Manevi cephesi zengin, görevini “emanet” şuuruyla yapan kadrolar Saadet Partisi’nde! Kendinizden emin olarak araziye inin! Gönlünüzü herkese sonuna kadar açın. Bilgi eksikliğinden yanlış tercihler de yapmış olsalar, bu milletin mayası sağlamdır. Her insana tatlı dil, güler yüzle yaklaşın! Kimseyi kırmamak için özel bir itina gösterin! Korkmayın, Allah bizimledir. İçlerinde çöreklenmiş “kin”lerini, “din” haline getirmişlere uymayın! Onlara, “selâm” deyip işinize bakın!
     31 Mart seçimleri Türkiye için bir dönüm noktası olacaktır. İl, ilçe ve beldelerin gelişmesi, kalkınması, büyümesi ve huzuru için yerelden başlayacak bir değişim ve dönüşüme ihtiyacımız var. Bunu ancak, “Önce ahlâk ve maneviyat” diyen Saadet Partisi kadroları gerçekleştirebilir.
      Araziye inin! “Benim olmadığım yerde kimse yoktur” anlayışıyla çalışın! İnsanlara değer verin! Arazide size yardımcı olmak isteyen nice “kısa donlu adam”lar bulacaksınız! Başınız dik, yürüyün! Kimseye diyet borcunuz yok! Zafer sizi bekliyor.
       

Yorum yapın