Bebek Kanından Bakınca Tarih

Her iki kesim de bebek ve çocuk katilidir.
Tüm Yahudi ve Hıristiyanları elbette ayrık tutarız.
Kendini efendi, diğer insanları köle kabul eden Siyonist zihniyetli Yahudileri ve doğan bütün çocukları günahkar ve kirli kabul eden Haçlı zihniyetli Hıristiyanları kastediyoruz. Bunların her ikisi de bebek ve çocuk katilidir.
Bunlar bu özelliklerini tarihteki katillerden miras almış gibidirler.
Önce Nemrut!
Kahinlerinin, “Tahtınızı yıkacak olan kişinin bugünlerde doğmuş olması muhtemeldir” diye rapor vermesi üzerine, ülkedeki o günlerde doğan bütün bebekleri katlettiren diktatör ve sahte ilah Nemrut. Bebek katili Nemrut. O kastedilen günlerde bir mağarada doğan ve Allah’ın yardımı ile katliamdan kurtulan İbrahim Peygamber olayı Kur’an’da anlatılır.
Firavun!
Zulmü altındaki Mısır’da İsrailoğullarının çoğalmaması ve hep kendine hizmet etmeleri için, her yıl farklı şekillerde erkek ve kız bebekleri öldürten zalim ve sahte ilah Firavun. Bebek katili Firavun. Bu da Kur’an’da anlatılır.
Ve Mekke müşrikleri!
Bebekleri diri diri toprağa gömen Ebu Cehiller, Ebu Lehepler ve benzeri müşrikler!
Sözünü ettiğimiz Siyonist ve Haçlı zihniyetliler de Nemrutları, Firavunları adeta gölgede bırakan çocuk ve bebek katliamları yapageldiler, yapıyorlar.
Bir iki örnek verelim mi?
Fransızların tarihlerinde yazar:
1094 yılında başlayıp yüzlerce yıl süren Büyük Haçlı Seferleri sırasında, ordularının beslenmesi için Müslüman diyarlarındaki bebek ve çocukların etlerini kullanmışlar. Hem de nasıl pişirileceği ve nasıl yeneceğini askerlerine öğreterek.
Hangi Haçlı Seferleri mi?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “katliam olmasından ziyade bir medeniyet alış verişi olduğunu” ilan edip masumlaştırmaya çalıştığı Haçlı Seferleri.
Çağımıza gelelim. Afganistan’da köylerde ve şehirlerde zalim ABD askerlerinin yaptıkları bebek ve çocuk katliamları. Kendileri hatıralarında yazıyorlar. “Biz katlettiğimiz çocukları bugün şu kadar köpek öldürdük, diye rapor ediyorduk” Afganistan’dan kaçırılarak Batı’ya götürülen bebek ve çocukların ise sayısının tahmini bile zor.
Irak’ta çoğunluğu bizim topraklarımızdan kalkan bomba yüklü uçaklarla gece gündüz demeden, herhangi bir uyarı yapmadan yaptıkları bombardımanlarda, çoğu çocuk ve kadın olmak üzere sivillerin hunharca katledilmesi.
Suriye ve Libya’daki sivil katliamları. Denizde boğulan siviller, kadın ve çocuklar. Avrupa’ya geçebilen çocukların ve bebeklerin ise ortadan kaybolması.
Türkiye’den deprem felaketi sırasında kaybolduğu söylenen, sayıları hayli kabarık olarak tahmin edilen bebek ve çocuklar. Bunların ABD üslerinden Avrupa ve Amerika’ya taşındığına dair şayialar, ifşalar, itiraflar! Ne yazık ki AKP iktidarı bunların araştırılmasını hep engelliyor.
Katil İsrail’in öteden beri savaş suçu işleyerek yaptığı gibi, son 3 ayda gerçekleştirdiği sivil katliamlarında öldürülen bebek, çocuk ve kadınlar.
Bütün bunların üzerine şimdi de Amerika’da sinagogların altındaki gizli dehlizlerde bulunan bebek ve çocuk kalıntıları.
Bunlar tarafsız olarak araştırılıp gerçekler ortaya çıkarılmalıdır. Öyle görülüyor ki “bütün bunları örtmeye çalışan egemen güçler atlanılıp bu tespitler yapılacak olsa; Siyonist ve Haçlı zihniyetlilerin ayrı ayrı ve ortaklaşa gerçekleştirdikleri çocuk ve bebek katliamları, çalınan organlar, tecavüz edilen zavallı çocuklar, gençlik iksiri üretmek için dökülen bebek kanları, sapık ayinlerde üzerinde tepinilen bebek kanları, oluşturulan iğrenç suç odaları ve adaları daha önce itiraflara geçmiş bulunan iğrenç suçlar. Ve bütün bunların gerçekleştirilme usul ve yolları ortaya çıkarılacaktır.
Gidenler gitti de bundan sonra hiç olmazsa tüm dünyada bebek ve çocukların can emniyetleri sağlanmalıdır.
BEBEKLERE TUZAKLAR
Küresel tuzaklar hep, bebeklere ayarlı,
Tezgah kirli, tezgahtar kirli, hiç aksatmıyor.
Kara giysiler, kara bahaneler, kara günler;
Tezgah kirli, tezgahtar kirli, hiç ak satmıyor!..
 

Yorum yapın