Ahmet Vefik Paşa kimdir? Ahmet Vefik Paşa eserleri nelerdir?

Ahmet Vefik Paşa, Türk Edebiyatına farklı alanlarda çok sayıda eser kazandırmış tarihi bir kişiliktir. Ahmet Vefik Paşa’nın yaşamı ve eserleri merak konusu oldu. İşte araştırılan ‘Ahmet Vefik Paşa kimdir? Ahmet Vefik Paşa ne zaman öldü? Ahmet Vefik Paşa hangi dönem yazarı? Ahmet Vefik Paşa hangi akımdan etkilenmiştir? Ahmet Vefik Paşa ne yapmış?’ sorularının yanıtı. 
AHMET VEFİK PAŞA NE ZAMAN ÖLDÜ?Ahmet Vefik Paşa, 1823 senesinde dünyaya gelmiş ve 1891 yılında İstanbul’da hayatını kaybetmiştir.
Ahmet Vefik Paşa, Hariciye memurlarından Ruhiddin Efendi’nin oğludur. Babası Reşit Paşa ile Paris’e gidince o da öğrenimine orada devam etti. İstanbul’a döndükten sonra Tercüme Odası’na girdi. 1837» Üç yıl sonra Londra’ya elçilik görevlisi olarak gönderildi. 1847’de devlet salnamesinin yazımına memur edildi. Tahran elçiliğinde çalıştı. 1857 de adliye nazırı, 1860’ta Paris elçisi, 1861’e Evkaf nazırı oldu. Darülfünun Üniversite de tarih hocası ve müfettiş olarak görev al di. Bundan sonra Ali Paşa’nın ölümüne kadar açıkta kaldı.
Kendine özgü bir kişiliği olan Ahmet Vefik Paşa, tuhaf giyinişi, sertliği, disiplin anlayışı, hazırcevaplığı, geçmsizliği, ulusal onurunu korumada gösterdiği aşırı duyarlığı ile ilginç bir insandı. Zeki, çalışkan, dürüst, namusiu, ulusal değerlere tutku ile en belirgin yanı Türkçülüğüdür. Türkçülük çalışmaları iki koldan yürür. 1 – Tarih. 2 – Dil. Doğu ve batı dillerini çok iyi bildiği için çağının en Aydın kişilerinden biri olarak ünü çok yaygındı.
Tarih alanındaki çalışmaları, eserleri yönünden değil; Türk tarihini anlayış ve ele alış açısından önem taşır. Kendisinden önce tarih yazanlar, İslâm ve Osmanlı tarihleri üzerinde bilgi verirler, Türklerin İslamiyetten önceki uygarlığına ilgi göstermezlerdi. İlk kezdir ki Ahmet Vefik Paşa, Ebülgazi Bahadır Han’dan çevirdiği “Şecere-i Türk” eseriyle tarihimize ışık tutma yolunu açmıştır. Tarih felsefesi ve tarih kaynakları hakkında ilk bilgileri o vermiştir. “Hikmet.i Tarih, 1863).
Dilde Türkçülük çalışmaları ise, öncelikle Türk milletinin kendine özgü bağımsız bir tarihi olduğu gerçeğinden hareket ederek gelişir ve olgunlaşır. Türkçe ve Türkçe’ye karışan yabancı kelimeleri ayrı ayrı açıklayan «Lehçe-i Osmanînin önsözünde, Türkoloji biliminin henüz gelişmediği bir dönemde çağına göre gerçekçi ve olumlu bir çizgiye ulaştığı görülür. (Osmanlıca dediğimiz Türkçe, Türk dilinin bir lehçesidir, Oğuz lehçesinden doğmuştur. Osmanlıca’nın aslı Türkçedir. Arapça ve Farsça kelime ve kurallar bu dile sonradan girmiştir. Türk dili birçok lehçelere ayrılır. Uygur, Çağatay ve kıpçak gibi.» Lehçe-i Osmaniye’nin ilk cildinde Türkçe kelimeler, ikinci cildinde Arapça ve Farsça kelimeler açıklanır. Molyer’den çeviri ya da adapte «Uyarlama» yoluyla dilimize kazandırdığı komedilerde gerek yarattığı yerli tipler gerekse kullandığı işlek ve yalın konuşma diliyle dilde Türkçülüğe ve tiyatromuza büyük katkıda bulunmuştur.
Ahmet Vefik Paşa eserleri nelerdir:
1. Müntehabat-ı Durub-i Emsal (Atalar Sözü -1852) 2. Hikmet-i Tarih, (1863). 3. Secere-i Türk, (1864). 4.Lehçe-i Osmani, I. Bl. (1876), II. BI. (1888). Tiyatro : (Molyer’den) Çeviri: Savruk, İnfiali Aşk, Dudukuşları, Kocalar Mektebi, Kadınlar Mektebi, Tartüf vb. Uyar- lama: Tabib-i Aşk, Zoraki Tabip, Azarya. Zor Nikah, Meraki.

Yorum yapın