Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın: Mağduriyetlerin tespiti için komisyon kurulsun!

Panelde konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, aradan geçen bunca yıla rağmen mağduriyetlerin devam ettiğini ve bunun giderilmesi için OHAL Komisyonu’na benzer bir hukuki düzenlemenin gerektiği çağrısında bulundu.
Memur-Sen Kadınlar Komisyonu ve 28 Şubat Öğrenci Derneği iş birliğince organize edilen “Sabır ve Mücadele temalı 28 Şubat Paneli” Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Panele, Memur-Sen yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra Anayasa Mahkemesi Üyesi Selahaddin Menteş, 28 Şubat döneminin Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız, konfederasyon bünyesindeki sendikaların ve komisyonların yöneticileri ile çok sayıda davetli ve basın mensubu katıldı.
ŞEHİTLER İÇİN DUA EDİLDİProgram, Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde bölücü terör örgütü mensuplarıyla girilen çatışmada şehit düşen askerlerimizin ruhları için Kur’an’ı Kerim tilavetiyle ve edilen dualarla başladı.
“28 ŞUBAT MİLLETE DÜŞMANLIĞIN AÇIK SEMBOLÜDÜR”Memur-Sen Kadınlar Komisyonu Başkan Yardımcısı Ayşen Topaloğlu, panelin açılış konuşmasında, “28 Şubat sadece takvimde bir yaprak değil bu memlekete ve millete açık düşmanlığın karanlık bir sembolüdür. 28 Şubat’ta yürüyen tanklar millet iradesinin üzerinden değil inancımız ve değerlerimiz üzerinden de geçmiştir. Cuntacılar kamuda olduğu gibi özel sektörde de aynı zulümleri yaşattılar. Millet iradesinin sadece tanklarla değil silahsız kuvvetlerce de ipotek altına alındığı ezberletilmiş irtica masallarının kulaktan kulağa yayıldığı postmodern darbenin üzerinden 27 yıl geçti. Rabbim bir daha böyle günler göstermesin” ifadelerini kullandı.
YALÇIN: “ÜLKEYİ SOYMAK İÇİN KURULAN BİR TEZGÂHTIR”Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Irak’ın kuzeyinde teröristlerle girilen çatışmada şehit düşen askerlerimize ve Filistin’de Siyonistlerce katledilen mazlumlar için rahmet dileyerek başladığı konuşmasında, “Darbenin ürettiği baskıcı ortam ve yasakçı zihniyet tarafından direkt hedef alınarak, gerek üyeleri ve gerekse temsil ettiği kesimler bakımından mağduriyeti en çok yaşayan bir kitlenin sendikası ve bir sivil toplum kuruluşu olan Eğitim Bir-Sen’in ve Memur-Sen’in Genel Başkanı olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; ‘28 Şubat’; yurtdışındaki ‘üst aklın’, Yurtiçindeki ‘mankurtların’ vesayeti tahkim etmek ve ülkeyi soyarak müstemleke haline getirmek için her türlü tezgâhı kurdukları, her türlü filmi vizyona koydukları ‘bin yıl’ süreceğini ilan ettikleri bir zulüm sürecinin adıdır” dedi.
28 Şubat sürecinde dini aidiyetin ve başörtüsünün bir tasfiye aracı olarak kullanıldığını söyleyen Yalçın, “Bu süreçte, dindar ve eğitimde başarılı olanların kariyer yollarının kapatılması için imam hatip liseleri ve ilahiyat fakültelerine yönelik kararlar alınarak ‘havuzun kurutulması’ hedeflenmiştir. Nitekim rakamlar da bunu göstermektedir: 1997-2001 arasında yaklaşık 11 bin öğretmen istifa etmek zorunda kalmış, 3 bin 527 öğretmenin de görevine son verilmiştir. Bu aynı zamanda, o dönemin öğretmen açığının % 11’lik kısmına denk gelmektedir. Bu dönemde muayyen sebeplerle: 33 bin 271 öğretmen disiplin soruşturması geçirmiş; 11 bin 890’ı disiplin cezası almış, 4 bin 625 Milli Eğitim Bakanlığı idari personeli fişlenmiştir” şeklinde konuştu.
“SÜREN MAĞDURİYETLER İÇİN HUKUKİ KOMİSYON KURULSUN”28 Şubat’ın yol açtığı mağduriyetleri gidermek amacıyla yapılan önemli çalışmalara rağmen mağduriyetlerin bir kısmının sürdüğünün altını çizen Yalçın, “Geçmişe dönük mali hakların tazmini açıkta geçen sürelerdeki sosyal güvenlik primlerinin ödenmesi ve yeniden atamaya imkân sağlayacak bir kanuni düzenleme yerine öncelikle mağduriyetin tespiti arkasından ilgili tazmin/telafi/hak iadesi kararı alacak bir komisyon/kurul teşekkülü ve kararlarına imkân tanıyacak, takdir hakkı ekseninde ilerleyecek OHAL Komisyonu örneğindeki gibi bir hukuki düzenleme daha sağlıklı ve mümkün görünmektedir. Bu tür bir komisyon gerçek 28 Şubat mağdurları ile 28 Şubat süreciyle ilgili olmayan başka idari işlemler/tasarruflar arasında hakkaniyetli bir ayrım yapabilecektir. Adaletin tesisi ve kamu vicdanının rahatlatılması; o süreçte zarar gören herkesin maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesinin yanı sıra, 28 Şubat zulmünü üreten ve buna ortak olan herkesin cezalandırılmasıyla mümkündür. Buna ilişkin mücadelemiz sürecek” diyerek sözlerini tamamladı.

Yorum yapın