Emperyalizm Karşısında Tırsmak

Düşüncesi olanın söyleyecek sözü vardır. Hayat inanma ve düşünme üzerine kurulur. İnanan ve iman eden insan için bu böyledir.
Her dönemde zulmün sert olduğu sıralarda insanlarda genel anlamda bir şaşkınlık olur. Ne yapacaklarını bilemezler.
Modern çağda, teknolojik silahların devrede olmasıyla insanın etkisi azalmış gibi görünür. Bu durumda şaşkınlıklarından ne yapacaklarını bilemezler.
Teknolojiyi, silahları üreten insan. Onun karşısında karşı hamlede bulunmak, insanlığı koruma altına alacak yeni hamleler gerekir. Bu da öncü insanlarla olabilir. Öncülük yapabilmek için alanında zihni çaba olmalıdır. İnsanlık zihni güç birliği içinde olursa çözüm yolları üretilir.
Asıl güç insanın kendisidir. İnsanlığı ayağa kaldıracak bir birikimi var. Bir yerden başlanırsa sonuç alınır. Durduk yerde hiçbir oluş gerçekleşemez. Durup beklemek, korkmak, kabuğuna çekilmek ölümünü bir süreliğine ertelemek olmuş olur.
İnsanlığını gözünün önünde yaşanmakta olan büyük bir katliamın benzeri geçmiş zamanlarda da yaşandı. Direnenler başarıya ulaştılar. Yeni çıkış yolları buldular.
Bir milleti alt etmenin yolları korkuya salmak, onların çaresizliklerini iyice ruhlarına sindirmek, onları etkisiz kılmak. Bu neyi getirir, emperyalizm direniş güçlerini etkisiz hâle getirince daha rahatlamış olacak.
Gazze olayında, Filistin’de bir avuç insanın direnişi insanlık adına bir umut ışığı oldu. Daha büyük ölümlerin ve katliamların önüne bir korku ve endişe duvarı örüldü. Şimdi emperyalistler can havliyle gelecekteki varlıklarını sürdürebilmek için daha korkunç olanlarına başvuracak.
Korkaklar ve tırsanlar ise düşüncesizliklerinin arkasına sığınarak farklı bahaneler üretirler. Böyle davranırlarsa emperyalizme karşı direnilemeyeceğini, olanları kabullenmeleri gerektiğini ifade ederken teslim olduklarını gösteriyorlar. Bir anlamda onlarla işbirliği yapmanın bir gereklilik olduğunu söylerken teslim olmuş olduklarını açıklamış oluyorlar.
İnsanlığa karşı büyük bir savaş var. Güçlerin birleştiği tek taraflı bir soykırımdır bu. İnsanlığın soykırımı. Korkaklar buldukları başka alanlara sığınırlar. Sanki acı çekerler gibi yaparlar ama asıl işleri kaçmak olduğundan başka alanlarda kendilerini gösterirler.
İnsanlık ölüyor, gelecekte bu senin kapına da dayanabilir. Senin sanat alanın, şiirin, romanın, öykün, edebiyatın o zaman ne işe yarar? Hiçbir şey olmamış gibi susmak, olduğu yerde durup oyalanmak ancak bir süreliğine kendini kandırmış olursun. Sorumluluktan kurtulamazsın.
Zulüm çok yönlü ise, nereden gelirse gelsin, kime yapılırsa yapılsın karşı durmak insanî sorumluluktur.
Sorumluluktan kaçanlar bahaneler üretirler. Yan çizerler, açıkçası tırsarlar. Onlar için bir fırsat gerekir. Geçmişe dönüp bakanlar tarihte nelerin olduğunu görürler. Niyeti olanlar için bakış önem kazanır. Yoksa kendi kendine gerekçelerinin arkasına saklanır, olan biteni unutmaya terk eder. Büyük acılar çekenler büyük düşünürlerin uykuları ve huzurları olmaz. Lokmalar boğazlarında düğümlenir.
Emperyalizm sadece görünürde bir savaşta bulunmuyor. Onun ön tedbirleri vardır. Bir milletin içindeki aydınları, gazetecileri, sosyal medya fenomenlerini kendi dairlerine dahil ederler. O zaman başkalarının bir şey yapmasına gerek kalmaz.
İnsan, kısa hayatı içinde uzun bir yolculuktadır. Yolculuğunu onurlu sürdürürse sonuca ister varsın ister varmasın amacına ulaşmıştır. Kalınan yerde birileri o yolculuğu tamamlar.
Tırsmak, korkmak bahane üretmek ancak emperyallerin istediği bir yol ve yöntemdir. Düşüncede, fikirde, sözde cesur olanlar yol boyunca tohumlarını serperler. Gerisi Allah’ın takdirindedir.

Yorum yapın