ESAM Genel Başkanı Recai Kutan: Millî Gazete’nin girmediği eve virüs girer

ESAM Genel Başkanı Recai Kutan 52’nci kuruluş yıl dönümünü vesilesiyle Milli Gazete’nin tarihi önemini ifade eden bir yazı kaleme aldı.
İşte Recai Kutan’ın Milli Gazete yazısı:
Millî Gazete’mizin 52’nci kuruluş yıl dönümünü kutluyorum.  Yarım asrı geçen bu süreçte emeği geçen herkesi şükranla anıyorum…Acizane bendenizin çıktığı günden bu yana her gün ilk okuduğum gazete Millî Gazete olmuştur. İlk okuduğum bölüm de Riyâzü’s-Sâlihîn hadisleridir.Ancak bendenizin Millî Gazete ile ilişkisi sadece gazete-okur ilişkisi değildir. Birçok kardeşimiz bilmez ama gazetemizin ilk çıktığı yıllarda 1970’lerde İsmail İspirli müstear adıyla Millî Gazete’nin yazarlığını da yaptım. Millî Gazete, medya alanında her zaman bir öncü, bir ekol, bir okul olmuştur. Millî Gazete, bu yarım asırlık süreçte sadece medya alanında değil, siyasal, sosyal, ekonomik ve toplumsal açıdan ülkemizde büyük dönüşümlere öncülük etmiştir.Ancak en büyük keramet istikamettir. Millî Gazete’nin 52 yıl boyunca istikametinden taviz vermeden, hakkın ve hakikatin sözcülüğünü yapması başlı başına her türlü takdirin üzerindedir. Millî Gazete, okuruyla buluştuğu ilk günden itibaren zalimin karşısında, mazlumun yanında yer aldı. Her zaman yerli olanı, milli olanı, bu ülkenin değerlerine ait olanı savundu.   Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya yolunda hizmet ve başarılarının devamını diliyorum.  ERBAKAN VE MÜSPET MEDYA Mekânı cennet olsun, Necmettin Erbakan Hocamız, medyanın bu gücünü bildiği için her fırsatta “müspet medya”nın önemine vurgu yapmıştır. İstisnasız her toplantıda sorduğu üç sorudan biri, mutlaka “Kaç Millî Gazete abonesi yaptınız?” sorusu olmuştur. Hocamızın her toplantıda dile getirdiği “3 çivi”den biri Millî Gazete çivisi olmuştur. Menfi medyanın ifsat ve tahribatına karşı, ancak müspet medya ile karşı konulabileceğini ifade etmiştir.Bugün müspet medyanın iki bayraktarı, iki sancaktarı vardır; biri Millî Gazete, diğeri de TV5’tir. Bu her iki kurumumuza da bütün gücümüzle sahip çıkmalı, destek olmalıyız. Hocamızın şu sözü kulaklarımdadır: “Menfi sermaye, menfi siyaset ve menfi medyaya karşı Türkiye’nin kurtuluşu ancak müspet sermaye, müspet siyaset ve müspet medya ile olacaktır.” İşte Türkiye’de müspet siyasetin adresi Saadet Partisi, müspet medyanın adresi ise Millî Gazete ve TV5’tir. Yine Hocamızın ifadesi ile söyleyeyim; “Millî Gazete ve TV5’in girmediği eve virüs girer.” Türkiye’de siyaset, toplum ve medya hiç olmadığı kadar kutuplaşmıştır.Bizim medyamız gerek dili, gerek üslubu gerekse konulara yaklaşımı ile bu kutuplaşmayı önleyecek en önemli güçlerimizden birisidir.Millî Gazete’mizin, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da yapacağı çalışmaların Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya’ya vesile olmasını diliyorum. Hepinize hürmet ve teşekkürlerimi sunuyorum.Mübarek üç aylarımız hepimiz için mübarek olsun.

Yorum yapın